Çağrı Merkezi
0(212) 333 8910
Kuruluş Öyküsü


Kurucularımızın bir üniversite kurmak hedefiyle çıktıkları bu uzun yolda birçok ilk başarıldı. Türkiye’de bir ilk olan ‘Yatırımcı Entegratör Çözüm Ortağı’ sıfatıyla e-MBA ve e-MYO programlarında üniversitelerle çalışıldı ve yapılamaz denilen teknoloji ve sistem Türkiye’ye kazandırılarak bir sektör yaratıldı.

Bugün, “dijital” olarak adlandırılan bir çağda yaşıyoruz. Yaşam, alışkanlıklar, meslekler dahil birçok şey değişiyor, dönüşüyor. Tüm bunlar yaşanırken tabii ki eğitim sektörü de değişmeye devam ediyor ve edecek.

Yola çıkarken tek hedef vardı “bir üniversite kurmak”. Öyle bir üniversite ki, bu değişime ayak uydurarak bir ilk olacak ve hem ülkemize, hem ülkemiz insanına, hem de insanlığa bir değer katacaktı. İşte Netkent’in temeli bu idealle oluştu. Bugün bölgesinde değişimin öncüsü olan, yeni nesil bir eğitim modeli sunan, ilk ve tek online interaktif üniversite özelliğini taşıyan Netkent’i KKTC’ye, Türkiye’ye ve bölgeye kazandırmanın gururunu yaşıyoruz.

Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesinin bir dijital üniversite olarak kurulmasına karar verildikten sonra bu yönde izin almak için önce Türkiye’de Yükseköğretim Kurumu’na (YÖK) başvuruldu. Dönemin YÖK Başkanı bu üniversitenin stratejik nedenlerle bilişim adası Kıbrıs konseptine katkı sağlaması için KKTC’de kurulmasının daha uygun olacağını belirtti.

Bu yönlendirme üzerine uzaktan eğitim yöntemiyle faaliyet gösterecek ilk dijital Türk üniversitesi Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesinin açma ön izni başvurusu KKTC yasalarına uygun olarak 11/12/2009 tarihinde KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığına yapıldı. Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) başkan ve üyelerine akademik ve teknik bir sunum ile başvuru yapıldı.  04/02/2010 tarih ve 33/2006 sayılı karar ile YÖDAK tarafından üniversitemize eğitime başlama izni verildi. Böylece NETKENT resmi olarak kurulmuş, bir düş gerçeğe dönüşmüştü.  

İnanıyoruz ki, Netkent alanında çığır açarak çağı yakalayan, hatta onu dönüştüren, onunla iç içe geçen insanı yaratan bir eğitim kurumu olarak kendi ilkelerini gerçekleştirecek ve eğitim tarihindeki yerini alacaktır. Bunu insanlığa ve ülkemize bir borç olarak görürken gene inanıyoruz ki bu ideallerimizden doğan ülkü bilimin sonsuza değin yanacak meşalesini sonsuza değin taşıyan bir güç olacaktır.